Mucizevi Besinlere Dikkat

Günümüzde internet ve televizyon kanalları üzerinden çokça satışı bulunan, mucizevi besin olarak adlandırılan ve insan vücuduna zararı ve yararı tartışılan zayıflama ilaçları ve besinler hakkında merak ettiklerimizi Beslenme ve Diyet Uzmanı Aylin Bacakoğlu’na sorduk.

“Mucizevi besin diye bir şey yoktur”

Mucizevi besinler hakkında düşüncelerini sorduğumuz Aylin Hanım “Mucizevi besin diye bir şey yoktur, hiçbir maddede kolaylıkla zayıflatma etkisi yoktur. Yeterli ve dengeli beslenme vardır, sürdürülebilir diyet uygulanır bu yaşam tarzı haline gelmesi gerekir. İçinde karışık maddeler olan zayıflama çayları türü besinler 5 kilo verdirir 10 kilo geri aldırır 1-2 ay kullanır kalıcı sonuç elde edemezsiniz. Kalıcı sonuç elde etmenin yolu yağ kaybının olduğu kilo kayıplarıdır. Bu mucizevi besinler vücuttan ödem atmaya yardımcı olur fakat kaybedilen su geri alındığında giden kilolarda geri gelir. Şok diyet olarak adlandırılan diyetlerde kısa vadelidir, kilo kaybı olur ama sonuç olarak sürdürülemez, verilen kilolar artarak geri gelir. Yaşam tarzı olmadıktan ve yeterli-dengeli beslenmedikten sonra sonuç alınmaz” dedi.

Ayrıca herkesin diyetinin parmak izi gibi kendine özel olduğunu söyleyen beslenme uzmanı, kilo alma sebebinin bulunması için test yaptırılması gerektiği, ‘neden kilo alıyorum?’ sorusunu herkesin kendine sorması gerektiğini, kilo alımının altta yatan nedenini bulup buna bağlı olarak kan değerlerine göre fonksiyonel beslenme yapılması gerektiğini söyledi.

 

Aktar ürünlerinin zayıflamaya etkileri

Aktarda satılan çiya (chia) tohumu, goji berry tohumu, kinoa gibi ürünlerin zayıflamaya etkisi hakkında konuşan Aylin Hanım “Yeşil çay, beyaz çay, bitki çayları antioksidan depolarıdır, vücuda faydaları vardır fakat tek başına kullanıldıklarında hiçbir faydaları olmaz. Diyet döneminde kilo verimini hızlandırma amaçlı kullanılan besinlerdir asıl önemli olan beslenme şeklidir ve o kontrol altına alınmalıdır. Sabahtan akşama kadar beslenmeye dikkat etmeyip yeşil çay, beyaz çay içmek ancak kafein alımını arttırmış olur.” dedi.

Kişinin gündelik alması gereken protein, yağ, karbonhidrat dengesi vardır. Akşama kadar hiç yememek kan şekerini düşürür ve hipoglisemi oluşur bu da akşam yenilen yemekte porsiyon kontrolü olmasını engeller. Ya da fark etmeden yemek dediğimiz sürekli atıştırma yapmak (genellikle insülin direnci olanlarda görülür) insülin direnci geliştirir. Bunların hepsi yeme bozukluklarıdır.

Yeşil çay, matcha çayı gibi aktar ürünler tansiyon hastalarına verilmez, tansiyonunun artmasına ve sağlık problemlerinin meydana gelmesine neden olur. Özellikle hamileler, çocuk emzirenler, kalp hastalığı olan kişiler bu tarz ürünler tüketmemelidir.

Zayıflama çayları yeterli kilo verdirir mi?

İnternette satılan, ünlüler tarafından reklamları yapılan zayıflama çayları veya içinde her besinin yeterlice bulunduğu söylenen zayıflama mamaları hakkında konuşan beslenme uzmanı Aylin Bacakoğlu, bu ürünleri önermediğini, kendisine danışan kişilerin bu ürünlerden muzdarip olduğunu 5 kilo verip daha fazlasıyla geri aldıklarını söyleyen Aylin Hanım, fiziksel aktivitenin kilo verimi için mecburi olduğunu savundu. Özellikle pandemi döneminde evde yeme-içme artışı ve hareketsiz kalmanın sonucu olarak alınan kilolar için fiziksel aktiviteler yapılmasını ve diyetisyen dünyasının artık bunu önerdiğini söylüyor.

Ayrıca uzman diyetisyen “Bu çaylar sürdürülebilir bir kilo verimi sağlamaz, verilen kilolar geri alınır ve sağlığa etkileri de kötü yönde fazladır. 15 gün kullanımlarında bile karaciğer harabiyeti yaptığına dair makaleler var. İçinde kimyasal maddeler bulunmakta ünlülerin önerdiği çaylardan birinde böcek ilacı olarak adlandırılan madde bulunmaktadır. Zayıflamak ve popüler diyet adı altında bize altın tabakta sunulan her şeyin içerisinden bir saatten sonra kimyasal türü maddeler olduğu çıkmakta. Biz doğaldan yanayız.” diyor.

Aktardan yeşil çay, beyaz çay, hibiscus gibi maddeler alıp karıştırılırsa bunlar birbirinin etken maddelerini baskılar. Yani hem fayda görülemez hem de sağlık sorunları oluşturabilirler.

Kilo verdiren besinleri kullanma sıklığı

Günlük 2 porsiyon kadar kişinin süt-yoğurt grubunu tüketmesi gerektiğini söyleyen Bacakoğlu, bunu kişinin bir öğününde yoğurt olarak diğer öğününde bir su bardağı kadar beslenmesine kefir ekleyerek yapabileceğini, özellikle bu dönemde protein ağırlıklı olarak sabah kahvaltısında yumurtanın, peynirin bulunması, bir öğünün sebze bir öğünün meyve şeklinde olması tokluk süresini uzatacağını, karbonhidrat ağırlıklı (simit, poğaça vs) beslenmenin daha kısa süre tok tutacağını bize aktardı.

Öğünlerde mutlaka bir kâse yoğurt, sabah kahvaltısında bir yumurta ile beslenmenin daha uzun süre tok tutacağını ve daha sağlıklı olacağını belirtiyor.

 

Doğal yollarla kolajen elde etmek

Kolajenin 3 tipi vardır ve bu 3 tip kolajen vücutta birbirine dönüşür. Kolajen desteği genelde bariatrik cerrahi şeklinde mide ameliyatı geçirmiş kişilerde, hızlı kilo kaybeden kişilerde sarkmaların olmaması amaçlı kas dokusunu toplamakta kullanılan bir destektir. Eklem ağrısı çeken, kilo sebebiyle kıkırdakların arasında kolajen azalmış kişilerde kullanabilir. Doğal kolajen olarak kelle paça çorbası, kemik suyu tazı besinler örnek gösterilebilir. Protein kaynağı olarak da peynir altı suyunu söyleyen Aylin Hanım, sporcularında peynir altı suyu kullandığını ve bir protein kaynağı olduğunu söyledi. Pişirilen yemeklerin içine bir fincan kadar peynir altı suyu ekleyebileceğimizi tavsiye etti.

Güzellik için kullanılan ürünler

Günümüzde birçok genç kız güzellik ya da zayıflamak adına, pazarlanan bu ürünleri alıyor. Diyetisyen Aylin Hanım bu kişilere önerilerde bulundu. Kilonun utanılacak bir şey olmadığını bir sağlık problemi olduğunu, verildiği taktirde şeker-tansiyon problemlerine, eklem ağrılarına, beden sağlığına iyi geleceği ve estetik açıdan bakıldığında ise giyilen kıyafetin kişinin üstüne yakışması kendine olan özgüveni ve psikolojik sağlığına kadar bütün hepsine faydası olduğunu söylüyor diyetisyenimiz.

Çocuklarda da büyüme gelişme çağında oluşan kilo problemlerinin çocukları üzdüğünü ve utandırdığını görmekteyiz bunun utanılacak bir şey olmadığını ve bir problem haline getirilmemesi gerektiğini öneriyor Aylin Hanım. Besine kesinlikle üzüldüğümüzde, sıkıldığımızda yiyebileceğimiz bir şey olarak bakmamalı kendimizi cezalandırmamalıyız. Anında kilo verdiren değil sürdürülebilen diyetler önemlidir diye ekliyor.

 

Bizimle röportaj yaptığı ve Sporcu Kal takipçilerini bu konuda bilgilendirdiği için beslenme uzmanı Aylin Bacakoğlu’na çok teşekkür ediyoruz.

Sağlıklı kalın, Sporcu Kalın…

Bir cevap yazın